forum forum
Bugun...


Fethi Kaya

facebook-paylas
Demirtaş’ın bahsettiği “gemiyi terk etme safhası” başladı mı?
Tarih: 16-09-2019 00:17:00 Güncelleme: 16-09-2019 00:31:00



Selahattin Demirtaş 17 Mayıs 2016 tarihli Grup Toplantısı şu konuşmam tarihe not düşsün diyerek, AKP rejimi ve Aktrollerden bahsetmişti.

Demirtaş o gün şöyle demişti: “Erdoğan rejiminden söz etmek gereksiz bir korkudur. Bir rejim kurabilecek potansiyeli yoktur. Olsa olsa Erdoğan dönemi denebilir. Erdoğan’ın siyasi hayatı bittiği anda Erdoğan dönemi de bitecektir. Geride sadece açtığı yaralar, oluşturduğu hasarlar kalacaktır. Böyle bir zatın siyasi kariyerinin bittiğine dair en ufak bir işaret alsınlar, çevresindeki asalak böcekler öyle bir kaçışacak ki... Ayağı bir tökezlesin gemiyi en başta bunlar terk edecekler. Şu konuşmam tarihe not düşsün. Diyecekler ki, “Erdoğan gelmiş geçmiş en despot liderdi” diyecekler. Şu bol maaş alanlar var ya. Bu yalaka tayfasından daha fazla Erdoğan’a saldıran kimseyi bulamayacaksınız. Hepimizin önünde koşacaklar. Sizden ricam o gün geldiğinde, o alçakları asla affetmeyin.

Demirtaş’ın 3 yıl önce bir gün gelecek dediği gün, bugün mü bilemiyorum, ama o günün yaklaştığını hepimiz görüyoruz. Son bir yılda yaklaşık 1 milyon kişinin AKP’den istifa ettiği iddia ediliyor.

Demirtaş’ın bahsettiği yalaka tayfası şuan gemiye terk etme safhasındalar, Erdoğan’a saldırma aşamasına daha gelmediler, çünkü hala biraz kaygıları var. Erdoğan ya tekrar toparlanırsa diye şuan için saldırmıyorlar.

Erdoğan gücünü sistematik bir şekilde yitirdiğini görün 1 milyona yakın kişi istifa ediyorsa, birde ayağını tökezleyip düştüğünü tahmin edemiyorum. O zaman, işte Demirtaş’ın dediği gibi sövme ve saldırı aşaması başlayacaktır.

Gemiyi terk edenlerden biri de eski Başbakan, AKP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu oldu. Partisi tarafından kesin ihraç talebiyle Merkez Disiplin Kuruluna sevk edilen Davutoğlu, 13 Eylül Cuma günü ekibi ile beraber istifa ettiğini duyurdu.

Ahmet Davutoğlu, AKP Genel Başkanı ve Başbakan iken Erdoğan tarafından Mayıs 2016 yılında azledildiği zaman istifa etseydi, bugün bir karizması olur ve halkın karşısına daha güçlü çıkabilirdi. 3 yıldır Türkiye’de yaşanan bunca hukuksuzluğa sesiz kalan Davutoğlu, ihraç talebiyle disipline sevk edilince, Kemal Sunal’ın repliği ile; “Sen beni kovamazsın, ben kendim istifa ediyorum,” havasında parti ile ilişkilerini kopardı.

Bu 3 sene boyunca, hep Erdoğan bir gün yine bana görev verir umuduyla bekledi. Artık hiç umut kalmayınca istifa etti. Erdoğan bugün çağırıp bir görev verirse, koşa koşa gidecektir.

İhtimal birkaç aydır parti kurma çalışmalarını fırsat olarak bekliyordu. Erdoğan’ın “Parti kurma gel sana bir görev vereyim” beklentisi vardı.

Beraber istifa ettiği ekibine baktığımızda da çok ümit vadedecek bir tablo göremiyoruz. Birkaç eski milletvekili ve eski il başkanları. Halen 290 milletvekili olan AKP’den kimse onunla yola çıkmadı. Belki de mevcut milletvekilleri Erdoğan’ın ayağının tökezlemesini bekliyorlar. O zaman istifa edeceklerdir.

Tabi iktidar dış politika özellikle Suriye konusunda Rusya ve Amerika arasında pinpon topu gibi gelip giderken, içerde de ekonomi kriz ile boğuşuyor. Dış güçler, bizi kıskanıyorlar, önümüzü kesmek istiyorlar hamaseti de eskisi gibi tutmuyor.

Dolaysıyla dikkatleri başka yerlere çevirmesi lazım. Başka Ali Cengiz oyunları oynaması gerekiyor. Ben HDP önünde oturan annelerin yaptığı eylemi  organizasyon kapsamında değerlendiriyorum. .

Bu eylemin bir organize işler olduğu apaçık bellidir.

Aileler Emniyete çağrılıp, yapılan görüşme sonrası oraya yönlendirildiği bilgileri var.

30 yıldır çocuklarının akıbetini arayan Cumartesi Anneleri’ne gözlerini kapatan, 70-80 yaşındaki anneleri tartaklayan iktidar, HDP binasının önüne anneleri yönlendirerek onlardan medet umuyor.   

Her ne kadar yanlış yönlendirilse de, evladı için gelmiştir. Evladı için bir umudu var, çırpınıyor... Bu sebeple saygı duyuyoruz, ama şimdiye kadar neredeydiniz? diye sormadan da edemiyoruz.

Bu annelerin çocukları bugünlerde gerilla saflarına katılmış değiller. Diyarbakır’dan da gitmediler. Kimisi İstanbul’dan, kimisi İzmir’den, kimisi Muğla’dan yada Urfa’dan değişik illerden ve 3 yıl önce, 5 yıl önce, hatta Bitlis’ten katılan bir annenin çocuğu tam  24 yıl önce gerilla saflarına katılmış. Ama o bugün çocuğumu getirin diye eylem yapıyor.

Bu çocukların eve dönüp, ailelerine kavuşmasını elbet hepimiz isteriz, fakat yanlış kapıyı çalarak doğru eve girmezsin. Sonuç elde edilemez. Barış süreci ve o çocukların eve döneme sürecinin konuşulduğu o günlere dönülmesi ile mümkün olabilecektir.

Davutoğlu’na tekrar dönersek, barış sürecinin bozulduğu dönem başbakandı. Barış sürecinin sona erme sebebi iyi biliyor. Önce onları açıklasın, sonra parti kursun, belki o zaman kuracağı parti ciddiye alınır.

 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI